Bu başvuruyu daha önce değerlendirmişsiniz.
Başlık
FEN BİLGİSİ ÖĞRETMEN ADAYLARININ YENİ NESİL ÇEVRE SORUNLARI FARKINDALIĞININ ÇEŞİTLİ DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ
Çalışma dönemi başlangıç
- 2023
Çalışma dönemi bitiş
- 2026 Şubat
Çalışma aşaması
- Tamamlandı
Çalışma iklim eğitimi alanında hangi konu başlıklarıyla ilişkilidir?
- Topluluk temelli iklim okuryazarlığı çalışmaları
Çalışmanın hedef kitlesi kimlerden oluşmaktadır?
- Gençler, Eğitimciler
Çalışma hangi düzeyde yürütüldü?
- Diğer
- Üniversite
Çalışmanın uygulandığı yer(ler)
- Ankara yüz yüze ve Google forms
Çalışma ortakları ya da paydaşları
- Yok
Çalışmanızı özetleyiniz:
- Bu araştırma; yapay zekâ, kripto para madenciliği ve çevrim içi oyunlar gibi dijital teknolojilerin neden olduğu enerji tüketimi, karbon salımı ve elektronik atık sorunlarını kapsayan yeni nesil çevre sorunlarına yönelik bir ölçme aracı geliştirmeyi ve fen bilgisi öğretmen adaylarının bu konudaki farkındalık düzeylerini belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırma Ankara’da öğrenim gören 291 fen bilgisi öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen 21 maddelik ve üç alt boyutlu (Temel Çevre Sorunları Farkındalığı, Yapay Zekâ Kaynaklı Çevre Sorunları Farkındalığı ve Kripto Para Kaynaklı Çevre Sorunları Farkındalığı) Yeni Nesil Çevre Sorunları Farkındalık Ölçeği kullanılmıştır. Yeni nesil çevre sorunlarına yönelik farkındalık boyutlarında erkek adaylar lehine anlamlı farklar saptanmış; sınıf düzeyi yükseldikçe ve günlük teknoloji kullanım süresi arttıkça farkındalık genel olarak olumlu yönde farklılaşmıştır. Buna karşın lisans eğitimi süresince alınan çevre derslerinin dijital teknolojilerin ekolojik etkilerini kapsamadığı ve bu alanda anlamlı ve bu alanda anlamlı bir fark oluşturmadığı belirlenmiştir. Sonuç olarak, geleceğin fen bilgisi öğretmenlerine sürdürülebilir dijital okuryazarlık becerilerinin kazandırılması ve çevre eğitimi müfredatının dijital dünyanın çevresel maliyetlerini de kapsayacak şekilde güncellenmesi büyük önem taşımaktadır.
Çalışmanın faaliyetleri ve kullanılan yöntemler
- Bu araştırma kapsamında atölye, eğitim, kamp veya saha çalışması gibi doğrudan bir uygulama yürütülmemiştir. Çalışma, pratik bir eğitim müdahalesi yerine, nicel bir ölçek geliştirme ve tarama araştırması olarak kurgulanmıştır. Ankara'daki bir eğitim fakültesinde öğrenim gören fen bilgisi öğretmen adaylarından veri toplanmıştır. Dolayısıyla etkinlik planı, rehber veya dijital içerik yerine; yapay zekâ, kripto para ve çevrim içi oyunların çevresel etkilerini ölçen 21 maddelik "Yeni Nesil Çevre Sorunları Farkındalık Ölçeği (YENÇEFÖ)" geliştirilmiştir. Çalışmada proje, doğa, sanat veya akran öğrenmesine dayalı pedagojik yöntemler kullanılmamıştır. Araştırmada nicel yaklaşım benimsenerek, mevcut durumu sayısal verilerle tasvir eden genel tarama ve demografik değişkenlerin etkisini inceleyen ilişkisel tarama modelleri kullanılmıştır. Süreçte ilk olarak 87 öğretmen adayı ile ihtiyaç analizi yapılmış, ardından 291 adaydan toplanan veriler üzerinde Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) ve Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) yürütülmüştür. Gruplar arası farkları belirlemek için t-testi ve ANOVA analizlerinden yararlanılmıştır.
Çalışmanın iklim adaleti ve eşitsizliklerle ilişkisi
- Çalışma; çocuklar, göçmenler, kırsal topluluklar veya afetzedeler gibi dezavantajlı gruplarla doğrudan temas kurmamıştır. Ancak dijitalleşmenin çevresel riskleri, bölgesel ve sosyal eşitsizlikler bağlamında literatür düzeyinde tartışılmıştır. Örneğin; Çin'deki kripto para yasağının ardından faaliyetlerin kömür bağımlısı Kazakistan'a kayması ele alınarak, karbon ayak izinin gelişmekte olan ülkeler üzerindeki yükü ve küresel eşitsizlikler vurgulanmıştır. Ayrıca, yapay zekâ ve kripto para boyutlarında erkek adayların farkındalığının kadınlara göre yüksek çıkması, teknoloji ve finans alanındaki toplumsal cinsiyet kalıplarıyla ilişkilendirilmiştir. Katılımcıların kendi yaşam deneyimleriyle bağ kurması ise günlük cihaz kullanım süreleri ve kişisel/yakın çevre kripto yatırımları üzerinden incelenmiştir. Böylece, yoğun teknoloji kullanımına rağmen arka plandaki ekolojik bedellerin görünmemesi durumu, bireysel deneyimler üzerinden "dijital körlük" olgusuyla somutlaştırılmıştır.
Çalışmanın çıktıları ve etkileri
- İhtiyaç analizinde 87, ölçek uygulamasında ise 291 olmak üzere toplam 378 fen bilgisi öğretmen adayına ulaşılmıştır. Çalışmanın ana çıktısı, 3 alt boyutlu ve yüksek güvenirliğe sahip YENÇEFÖ ölçme aracıdır. Bulgular, yoğun teknoloji kullanımına rağmen yapay zekâ kaynaklı çevre sorunları farkındalığının en düşük seviyede olduğunu göstermiştir. Lisans düzeyinde çevre dersi almanın farkındalık üzerinde anlamlı bir fark yaratmadığı saptanmıştır. Bu doğrultuda, geliştirilen özgün ölçeğin üniversitelerin öğretmen yetiştirme programlarında ve yeni nesil çevre eğitimi politikalarında güncel bir değerlendirme aracı olarak yaygınlaştırılması önerilmektedir.
Eklemek istediğiniz başka bilgi var mı?
- Bu çalışma, dijital dünyanın getirdiği yeni nesil ekolojik riskleri eğitim bilimlerinin odağına taşımaktadır. Kripto para madenciliği, yapay zekâ ve çevrim içi oyunlar gibi görece yeni konular bugüne kadar çoğunlukla mühendislik, ekonomi, psikoloji ve temel bilimler tarafından ayrı ayrı incelenmiştir. Bu farklı disiplinlerin verileri, ulusal ve uluslararası literatürde ilk kez bu kombinasyonla, bütüncül bir ölçme aracı altında bir araya getirilmiştir. Teknolojik gelişmeler, çevre anlayışının kapsamını da hızla dönüştürmektedir. Çevre sorunları artık plastik atık veya su israfıyla sınırlı kalmayıp; veri merkezlerinin yüksek enerji ve su talebi gibi yeni nesil tehditleri de kapsamaktadır. Konunun bu yeniliği nedeniyle, sürece uyum sağlaması gerekenlerin başında geleceğin çevre eğitimcileri olan öğretmen adayları gelmektedir. Yarının nesillerini yetiştirecek öğretmen adaylarının, dijital çağın bu görünmeyen çevresel etkilerini kavraması sürdürülebilirlik açısından önem arz etmektedir. Araştırma bulguları, üniversitelerde aktif takip edilen mevcut çevre eğitimi müfredatının bu yeni alanlara karşı farkındalık oluşturmada yetersiz kaldığını göstermektedir. Bu durum, öğretmen yetiştirme programlarının dijital dönüşümün ekolojik maliyetlerini içerecek şekilde güncellenmesi ihtiyacını ortaya koymaktadır. Çalışmanın temel amacı, bu yeni alandaki araştırmaların artmasına katkı sağlamak ve eğitim müfredatlarının yenilenmesi adına güçlü bir farkındalık oluşturmaktır.